Öğrenmeye hazır mısınız (2)
| 16 Şubat 2009 Pazartesi |
| aercan@bursahakimiyet.com.tr |
Öğretim için öğrencilerin kendilerini hazır hissetmelerini sağlayan sınıf oturma düzeni, amacından sapmış; derste sohbet edebileceği arkadaşıyla oturabilme mücadelesine dönmüştür. Oysa sevgili öğrenciler, öğretim teknikleri içinde bir öğrencinin oturduğu yer çok önemlidir yani sınıf içinde, her öğrenciyi, en iyi şekilde öğrenebileceği bir yere yerleştirmek öğretmenin en önemli görevidir. Bu ne demektir? -İşitme, görme, dikkat dağınıklığı… gibi sağlık sorunları olan arkadaşlarınızın daha iyi öğrenebilmesi için ön sıralarda oturtulması, -Okula asıl geliş sebebinden yani öğrenim görme amacından uzaklaşarak bazı arkadaşlarının muzipliklerine, muhabbetine, esprilerine kayış sonucunda ders dinleme ortamının bozulması, -Bu amaçla bir oturma düzeni hazırlayan öğretmene çeşitli yollardan işini yapmasını engelleyerek öğrencilerin kendi başarısızlıklarına ortam hazırlaması, -Bu bilincin okul yönetimleri veya öğretmenler tarafından öğrenciye verilmemesi, -Öğretmenin, verdiği karardan sözü edilen etkenlerden dolayı vazgeçerek öğrencileri öğrenmeye hazır duruma getirme sorumluluğunu gerçekleştirememesi. Bunun içindir ki sizin başarınızın artması için düzenlenen, eğer gerçekten sizi incitecek, sizde haksızlığa uğramış duygusu uyandıracak herhangi bir durum yoksa bu konuda önce kendinize,sonra arkadaşlarınıza ve elbette öğretmeninize yardımcı olmalı, gereksiz itirazlarda bulunmamalısınız. Verimli bir çalışmayı nasıl yapabilirim Geçen hafta başladığımız, bizi başarıya doğru adım adım götürecek çalışma yöntemlerini tanımaya devam edelim. Bireysel çalışma alışkanlığını mutlaka edinelim Ders kitabı veya onun yerine geçecek bir metni okurken özet çıkararak çalışmak, verimin artmasına yardım eder. -Bu bir beceri işidir. Dikkatle uygulayarak bu yeteneğimizi geliştirelim -Kitaptaki ifadeyi aynen tespit etmek özet çıkarma değildir. -Özet, metindeki fikirlerin okuyucu tarafından anlaşılan şeklidir. -Kendi sözcük kalıplarına dökerek kısaca tespit edilmesidir. -Fikirlerin okuyucu tarafından yeniden tertip ve düzene sokulmasıdır. “Özet” olarak çıkarılacak fikirler,konu veya konunun bölümleri, paragrafla ilgili olarak zihnimizde kendi kendimize soracağımız sorulara birer ”cevap” şeklinde olmalıdır. Örneğin: -Bir veya birkaç paragraftaki fikirler,hatırlanabilecek şekilde alt alta sıralanır. -Gerekirse birer numara da verilebilir -Cümleler ne kadar kısa, özlü ve anlaşılır olursa o kadar iyidir. -Önemli görülen yerler aynen alınabilir. “bir konferans veya bir konuşma hakkında not tutmak da aynı esaslarla yapılabilir. Bu şekilde not çıkaran bir kimse kendi kendine “öğretim” yapıyor demektir. Şimdiki müfredattan önce Edebiyat dersi içinde yer alan Kompozisyon derslerinde “not alma”, “özet çıkarma” gibi yaşamın her döneminde gerekli olan çalışma yöntemleri vardı; ancak son müfredat değişikliğinden sonra nedenini anlayamadığım bir şekilde bu konulara yer verilmemiş. Amaç, öğrencinin öğrenci merkezli bir öğretim gerçekleştirmesi ve bilgiye ulaşmayı kendi çalışmalarıyla yapmasıysa önce bu yöntem ve tekniklerin öğretmen tarafından tanıtımı, uygulamasının öğretmen nezaretinde sınıfta yapılması daha doğru olmaz mı? Müfredatta olmayan bir konuyu öğretmen nasıl verecek? Kendisine öğretilmemiş bir yöntemi çocuk nasıl uygulayacak? Çocuklarımızın başarısızlık nedenlerinden biri de bu yanıtlanamayan sorular olmasın?... Tanımı yapılamayan sanat: Şiir “Gençlerden şiiri alın, geriye soğuk, kaskatı bir duygusuzluk kalır. Şiirsiz yaşamın görünüşü korku verir. Şiir azaldıkça boşluk çoğalır.” Evgeni Vinokurov Çok ŞükürBir insan daha var, çok şükür, evde, Nefes var, Ayak sesi var; Çok şükür, çok şükür. Orhan Veli KANIK (1958- Mayıs) |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder